ACUN ILICALI

ACUN MEDYA
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sıkıldığımda herşeyi bırakır giderim

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 29/11/08

MesajKonu: Sıkıldığımda herşeyi bırakır giderim   C.tesi Kas. 29, 2008 6:36 pm

Acun Ilıcalı spor ve magazin muhabirliğiyle girdiği televizyon dünyasında Var mısın? Yok musun? adlı yarışmayla reyting rekorları kırıyor, herkes onu konuşuyor. ‘Kendimi çok iyi noktada görüyorum. Bu konuda mütevazı olamayacağım. Ama bir gün sıkılırsam gözümü kırpmadan bırakırım’ diyor.

Önce spor, ardından magazin muhabirliği yaptı. Ama gönüllere ‘firar’ ederek taht kurdu. Acun Ilıcalı, dünyanın pek çok ülkesine giderek hazırladığı Acun Firarda isimli programla gençleri ekran başına topladı. Ardından Fear Factor ve Survivor gibi yarışmalarla karşımıza çıktı. Şimdi ise Var mısın? Yok musun? adlı yarışmayla reyting rekorları kırıyor. Acun Medya adlı bir şirket kurarak başka yarışma formatlarını da Türkiye’ye getirdi. Örneğin Söyle Söyleyebilersen.

Ilıcalı’nın zamanının çoğu sette geçiyor. Röportaj için Var mısın? Yok musun? Yarışmasının setine gittiğimizde yarışmacının tablosu çok da iyi değildi. Son dört kutu kalmıştı ve yarışmacı önerilen teklifi kabul etmeyerek devam etmeye karar vermişti. Sonunda kutusunu açtırmış ve içinden sadece 25 YTL çıkmıştı. İşte tam o noktada ‘Ayağınız uğurlu geldi’ diye espriyi patlattı Ilıcalı...

Sizi yurtdışında program yaparken görmeye alışmıştık. Ne oldu da kapalı mekanlarda program yapmaya başladınız?

Var mısın? Yok musun?’un formatı stüdyo formatıydı. Bu yüzden de programı içeride yapmak zorunda kaldık. Zorunda kaldık diyorum ama bu işten çok da zevk aldık. Çünkü program çok eğlenceli geçiyor. Hiç sıkılmıyoruz.

Var mısın? Yok musun? formatı başka kanallarda daha önce denendi ama başarısız oldu. Sizin projenizin bu kadar tutmasının sebebi nedir?

Daha önceki denemelere göre formatta değişiklikler yaptık. Tabii bunun dışında halkın beni sevmesi, kendilerine yakın bulmaları, benimsemeleri ve hatta evin bir ferdi olarak görmeleri bu ortamdaki sıcaklığın ekranlara yansımasını sağladı. Bence bu açıdan da insanlar ilgi duyup seyretmeye başladı. Adeta herkesin evinin bir köşesi gibi oldu burası.

ARTIK EVİN OĞLU OLDUM

‘Herkesin komşusunun oğlu’ gibi mi?

Komşunun oğlu değil daha üst noktada görüyorum kendimi. Yani aileden biri oldum herkes için. Adeta evin oğlu oldum. Zaten sokaktan aldığım enerji de hep bu yönde.

Bu durum reytinglere de yansıyor...

Kesinlikle öyle. Her seferinde çok iyi reytingler alıyoruz. Ciddi ciddi bir izlenme potansiyeline sahibiz. Öyle ki bu projede 15, 16 hatta 22 reyting alıyoruz. Bunlar akıl almaz rakamlar. O yüzden böyle bir proje Türkiye’de gelmiş geçmiş projeler arasında bir elin beş parmağını geçmez.

Önce spor muhabirliği, sonra magazin muhabirliği, ardından da programlar geldi. Hiç bu kadar başarılı olabileceğinizi düşünüyor muydunuz?

Yükselme yaşadığım doğru ama açıkçası herkesten daha büyüğüm daha da büyüyeyim ya da daha büyük prodüksiyonlar yapayım diye düşünmedim. Sadece beğendiğimiz projeleri aldık ve Allah’ın hikmeti işte her yaptığımız proje bir öncekinden daha fazla reyting aldı. Bu çok olabilecek bir ihtimal değil aslında. Mesela Acun Firarda’dan sonra Fear Factor’ı yaptım ve proje Acun Firarda’dan daha çok reyting aldı. Fear Factor’den sonra Survivor’u yaptım o da bir öncekinden fazla reyting aldı. Şimdi de Var mısın? Yok musun?’da aynı durumu yaşıyorum. Bu biraz da denk geldi.

Peki, idealinizde ne var?

İdealimde ille de çok büyüyeyim gibi düşünceler yok. Ben hep böyle bir iki prodüksiyon yapayım mutlu olayım düşüncesindeyim.

Her projeyle bir öncekinden daha fazla reyting aldığınızı söylediniz. Geçtiğimiz günlerde de Söyle Söyleyebilirsen adlı yarışma programı izleyenlerle buluştu. Projenin Var mısın? Yok musun?’un reytinglerini geçeceğini düşünüyor musunuz?

Bu projede ABD’de hakikaten severek izlediğimiz bir programdı. O yüzden burada da çok tuttu. Programı Behzat (Uygur) sunuyor, ama tabii insanlar projenin benim projem olduğunu biliyorlar. Anladım ki insanların yaptığım projelere karşı sıcaklık hissediyorlar. Çok iyi reyting aldı. Şu bir gerçek ki biz projeyi yaparken hiçbir şekilde işin maddi boyutunu düşünmüyoruz. Yani ‘Zarar edelim ama istediğimiz gibi bir proje olsun. Hem biz hem de insanlar mutlu olsun’ diye düşünüyoruz. Sonuçta amacımız ekranda güzel bir şey olsun. İsmimiz insanların kulağında daha iyi algılansın.

YENİ BOMBASI YAKINDA

Bu iki projenin dışında yakında Yoksa Rüya mı? adlı program yayına girecek. Nasıl bir program bu?

Çok güzel ve değişik bir proje bu... O da önümüzdeki haftalarda özel bir kanalda yayınlanacak. Özel bir bölüm olacak ve tek bölüm olarak yayınlanacak. Sevgili Beyazıt Öztürk, Özgü Namal, Kadir Çöpdemir ve Azra Akın ile inşaat yapıyoruz. Dördünü inşaata soktum ve sabah akşam çalıştırıyorum hepsini. Bu arada inşaat bir okul inşaatı. 0 - 6 yaş grubu işitme engelli çocuklar için bir anaokulu yapıyoruz. Sonuçta hepimizin gurur duyacağı bir proje olacak.

Neden böyle bir proje?

Çünkü miniklerin hayata hazırlanırken eğer ilköğretim öncesi eğitim almazlarsa zorlandığını öğrendik. Bu da beni çok etkiledi. Şimdi onları anaokulunda iyice eğiteceğiz ve ilkokul ve ortaöğrenimlerini çok iyi geçirecekler.

Sizi hep gezerken, eğlenirken, program yaparken gördük. Ama şimdi zaman zaman dramatik olayların yaşandığı, gözyaşlarının aktığı bir programda görüyoruz. Ara sıra ‘Ne yapıyorum ben’ dediğiniz oluyor mu?

Açıkçası çok bulunabilen bir sunucu tarzı değilim. Hemen hemen her şeyi sunabilirim. Sunuculuk konusunda doğal Acun olarak gezdiğim için herhangi bir tiplemede değilim. Bugün müzik programı da, dramatik program da, evlilik programı da sunabilirim. Kendimi bu konularda herhangi bir program sunucusu olarak nitelendirmiyorum. Ama şimdiye kadar yaptığım işlerde en çok zevk alarak ve severek yaptığım sunuculuk Var mısın? Yok musun? oldu. Çünkü burada insanlarla iletişim kuruyorum.

PlayStation’da beni bir tek Emre Belözoğlu zorluyor

Gece hayatı olan biri gibi görünseniz de sizi hiç magazin programlarında, gece gezmelerinde görmüyoruz...

İçki ve sigara içmeyen biriyim. Dolayısıyla da kapalı mekanlarda bulunmaktan hoşlanmıyorum. O yüzden de gece hayatında mutlu olmam çok söz konusu değil. Ama yazın ortamlar açık olduğu için bir iki kere çıkıyorum. Bunların dışında beni en çok arkadaşlarımla playstation oynamak mutlu ediyor.

Yorgunluğunuzu ve stresinizi playstation oynayarak mı atıyorsunuz?

Anlamsız saatlerde futbol oynuyoruz. Mesela arkadaş arıyor ‘Gece 01.00’de maç var’ diyor, bir bakıyorum halı sahadayız. Onun dışında futbolcu arkadaşlarımla playstation oynuyoruz. Genelde hepsini yeniyorum. Türkiye’de beni tek zorlayan Emre Belözoğlu. Ama Okan Buruk’u defalarca yenmeme rağmen yenilgiyi kabul etmez. On defa da yensem makinenin arızası olduğunu falan düşünüyor. Onun gözünde benim attığım goller ‘bu ne biçim gol’ onun attığı goller ise ‘süper gol’...

Para kazandırmak için kalbim atıyor

Yarışmada çok para verdiğiniz zamanlarda içiniz yanıyor mu?

Hayır, kesinlikle acımıyor. Çünkü paraları ben ödemiyorum, kanal ödüyor. Kanal da o gün kaç para öderse ödesin, bu projenin aldığı reklam geliri yanında önemli bir miktar olmaz. O yüzden o kadar yarışmacının kazanması için kalbim atıyor.

Duyduğumuza göre yarışmada telefonda konuştuğunuz Bankacı Hamdi Bey diye biri yokmuş ve o kişi sizin kameramanınızmış...

Kim, nereden uyduruyor böyle şeyleri anlamıyorum. Zaten Hamdi Bey hakkında o kadar çok şey söylendi ki aslında şaşırmamak lazım. Çünkü daha önce Hamdi Bey’in bir kadın olduğu dahi dedikodusu çıktı. O yüzden kulak arkası ediyorum böyle şeyleri.

Peki, gerçekten bankacı mı kendisi?

Hamdi Bey’in bankayla bir ilgisi yok. Yani bankacı değil ama kendisi finansla ilgileniyor.

Hayatın sınavından geçip mezun olmuşum zaten

Çocuklarınız var, ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Eskiye nazaran vakit ayırabiliyorum. Yani önceki projelerde hep 1, 2, 3 ay yurtdışında olduğum için şimdi gecenin bir vakti gitsem de bu duruma şükrediyorlar. Çünkü en azından biliyorlar ki geç de olsa eve gideceğim. En azından sabah kahvaltılarını birlikte yapıyoruz.

Bir trafik kazasında anne ve babanızı, başka bir kazada ise yakın arkadaşınızı kaybettiniz. Siz de ağır yaralanmıştınız. Bu olaylardan sonra hayata bakış açınız değişti mi?

Hayata hiçbir zaman ciddi bakmadım. Lisedeyken de, üniversitedeyken de yaşadığım olayları anlattığımda herkes ‘Hadi canım, bu kadar da olmaz’ diyordu. Bunun sebebi benim hayata son derece rahat bakmamdan kaynaklanıyor. Hayata hep böyle rahat baktım ama annemle babamı kaybettikten sonra işler biraz daha değişti. Yani annemle babamı 20 yaşımda kaybettim. 21 yaşımda boşandım. Kendim en ağır trafik kazasını geçirdim. Kızım en ağır trafik kazasını geçirdi. Şöyle bir baktığımda zaten hayatın sınavından geçip mezun olmuşum. Bir insan bundan sonra ne yaşayabilir ki artık? İşte bu olayların vermiş olduğu umursamazlık ve rahatlığın belki de bugünkü başarımda ciddi bir etkisi olmuştur.

Osmantan Erkır çok güzel projeler yapıyor

Bu kadar pek çok proje, yeni kurduğunuz Acun Medya adlı şirketiniz, şöhretiniz... Doyum noktanız nedir?

Şu an için doyum noktam yok ama sıkıldığım anda da her şeyi bırakabilirim. Başarı tabii ki beni çok motive ediyor, yaptığım işleri de seviyorum. Ama bir gün haksız yere eleştirilirsem sıkılırım ve o anda da gözümü kırpmadan her şeyi bırakabilirim. O konuda televizyon olayını tamamen manevi boyutta yaşıyorum.

Sizin gibi Osmantan Erkır da birçok proje getirdi Türkiye’ye. O projelerle sizin yaptığınız projeleri kıyasladığınızda kendinizi nerede görüyorsunuz?

Mütevazı olamayacağım, kendimi çok iyi buluyorum ve iyi bir noktadayım. Çünkü ne getirsem tutuyor. Bugün hiçbir yapımcıyı bu şekilde bulamazsın. Televizyon dünyasında hoşlanmadığım birkaç adam var. Ama şu da bir gerçek ki Osmantan da güzel projeler getiriyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acunmedya.netgoo.org
 
Sıkıldığımda herşeyi bırakır giderim
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Herşey Karıştı ( Adını Bilmiyorum)
» Türkiyenin en iyi 4 gurubu ile ilgili herşey...
» Çete Hakkında Herşey
» Yaşadığın herşeyle dalga geçercesine GÜLÜMSE [Tanıtım]
» Forumum çok büyüdü

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ACUN ILICALI :: acun ılıcalı ropörütaj-
Buraya geçin: